Tanzimat Fermanı Nedir?

2

Tanzimat Fermanı

Mustafa Raşit Paşa tarafından kaleme alınan ‘Tanzimat Fermanı’ 3 Kasım 1839 Pazar günü yapılan büyük bir törenle ilan edildi. Ferman bizzat Mustafa Reşit Paşa tarafından okunmuştur. Padişah ise merasimi Gülhane Köşkünden takip etmiştir. Ferman okunduğu yere nispetle ‘Gülhane Hatt-ı Hümayun’ denilmiştir.

Fermanın ilanı Müslümanlar tarafından memnuniyetsizlikle karşılanmıştır. Fermanın şeriata aykırı olduğu ve bu nedenle Osmanlının çöküşüne neden olacağını söylemişlerdir. Nitekim de öyle olmuştur. Tanzimatla birlikte Osmanlı Devleti çökmeye başlamıştır.

Avrupa ile bu fermanı büyük bir coşku ile karşılamıştır. Bunun nedeni ise Tanzimatla birlikte Osmanlı tebasındaki yabancılar büyük imtiyazlar elde etmiştir. Bunun yanı sıra şeriatla yönetilen Osmanlı Devleti’nde büyük bir gedik açılmıştır.

Ferman ilan edildikten sonra Osmanlı Devleti’nin gazetesi ‘Takvim-i Vakayi’de yayınlanmıştır. Fransızcaya tercüme edilerek İstanbul’daki yabancı devletlerin sefirlerine gönderilmiştir.

Tanzimat Fermanın Tahlili

Hukuki açıdan sistemsiz bir şekilde yazılan ferman, halk ile devlet münasebetlerini konu almaktadır. Devlet teşkilatında yeniliklerin yapılmasının zorunlu olduğu ve hükümdarın yetkilerinin kısıtlanması gerektiği konusu ön plana çıkmaktadır.

Osmanlı şeriat yapısına bağlı kalınmış gibi görünse de Avrupa hukuk anlayışına ait fikirlere geniş yer verilmiştir. Bu sentez çalışması, daha çok Avrupalıların işine yaramıştır.

Tanzimat Fermanın Akisleri

Fermanın ilan edilmesinin hemen ardından bir süre sonra fermanın kopyası bütün eyaletlere gönderilmiştir. Avrupa’da iyi karşılanan bu ferman, Müslümanlar arasında hoşnutsuzluk oluşturmuştur. Birçok teba bu fermanın karışıklık çıkaracağını vurgulamıştır. Islahatçılar ve muhafazakarlar arasındaki kavga daha da artmıştır.

Devlet Tanzimat Fermanı konusunda ikiye bölünmüştür. Bu fermana başta Sadrazam Koca Hüsrev Paşa ve taraftarları karşı çıkmıştır. Karşı çıkma nedeni ise Tanzimat Fermanı’nın Osmanlının ananelerine ve şeriata ters düşmesidir.

Müslüman cemaatler ve liderler, eski imtiyazlarının gidebileceğini ve yabancı tebanın güçleneceğini vurgulamıştır. Tanzimat Fermanı ‘eşitlik’ dese de aslında bu eşitlik yabancı tebaya yaramıştır.

Fermanın Uygulanışı

Bu fermanın uygulanışı büyük bir sorun meydana getirmişti. Bu fermanı uygulayacak bir kadro yoktu ve bu fermanı isteyerek uygulayacak bir ekip te yoktu. Yanlış anlaşılmalar oldu ve bu nedenle karışıklıklar meydana gelmeye başladı. Öncelikle merkezi noktalarda uygulama başladı. Daha sonra uzak bölgeler uygulama kapsamına alındı.

Fermanın Genel Esasları

1- Müslüman ve Hristiyan bütün uyrukların eşitliğinin, can, mal, namus ve ırz güvenliğinin sağlanması,
2- Vergi ve Askerlik yükümlülüklerinin belli bir yöntemlere dayandırılarak düzene konulması,
3- Kanunların her gücün üstünde olması.

Tanzimat Devri Islahatları

  • İltizam Usulü 1840’tan itibaren kaldırıldı. Her mahallin toprak mahsulüne ve herkesin gücüne göre vergi alınması kabul edildi.
  •  Gayri Müslimlerin dini ayinlerini her yerde yapabilmelerine olanak sağlayacak. Bunların bulundukları her yerde çan çalınması nedeniyle Müslümanlar büyük tepki gösterdi. 
  • Vergilerin azaltılması için ‘damga pulu’ ihdas edildi.
  • Ordu ve donanmada köklü ıslahata gidildi. Tersane ve donanma Batı modeline göre yapıldı.

  • Salgın hastalıkların önlenmesi için karantina meclisi kuruldu.
  • Fermanın ilanı halkın birçok ihtiyacını değiştirmiştir. Eski sanayi sarsıldı ve birçok sanayi ham madde dışarıdan temin edildi. Osmanlı kendi çöküşüne zemin hazırlamıştır.
  • Avrupa mektepleri açıldı. Maarif sahasında büyük değişiklikler yapıldı.
  • 1858 yılında Kaymakam ve Müdürlük gibi memur yetiştiren ‘Mekteb-i Mülkiye’ kuruldu.
  • 1868 yılında ‘Galatasaray Sultanisi’ açıldı.
  • Mekteplerin ders programlarına, Tarih, Coğrafya, Fizik gibi dersler girmeye başladı.
  • Yeniçeri Ocağı kaldırıldı ve askeri düzenleme yapıldı. Askerlik süreye bağlandı. Kura usulü ile asker alımı kabul edildi. Müslüman olmayanları ise bedel ödemesi kararlaştırıldı.
  • İç güvenliğin oluşturulması adına ‘Zaptiye Teşkilatı’ kuruldu. Tımar sistemi sona erdirildi. Fakat tımar sahipleri topraklarını hazineye devretmek istemediler. Neticede Tanzimatçılar büyük bir sorunla karşılaştı. Tımar sahiplerinin elinden topraklar alınamadı.
  • 1840 yılında yeni ceza kanunun çıkarıldı. Bu kanunla kötü işleri ve rüşveti önlemede, cana ve mala karşı vuku bulacak tecavüzleri önlemede, memurların keyfi hareketlerine karşı gelebilmede etkili olmuştur.
  • 1839 yılında Maliye, ‘Hazine-i Amire ve ‘Hazine-i Mukaata Detterdarı’ adları altında ikiye ayrıldı. Fakat mali işler bu iki makam tarafından yürütülemedi. ‘Maliye Nezareti’ yeniden oluşturuldu.
  • Devlet idaresinde reformlar yapıldı. 28 Eyalet 36’ya çıkarıldı. Osmanlı toprakları 36 Eyalet, 162 Liva, 1267 Kazadan ibaretti. Eyaletleri Vali, livaları Paşa, Kazaları da Muhasıllar yönetiyordu.
  • Yenilikler arasında en önemlilerinden biri de adli işlerin kadı konak ve ikametgahlarında görülmesi usulünün terkedilmesidir. Bu iş için müstakil daireler inşa oldu.
  • Tanzimatla birlikte Osmanlı birçok devletle ve ABD ile ticari anlaşmalar imzaladı.
  • Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında ‘Arazi-i Seniyye Komisyonu’ kuruldu. 1858’de ‘kanunname-i arazi’ kanunu çıkarıldı. Osmanlı toprakları 5 kısma ayrıldı. (Arazi-i Memluke, Arazi-i Miriyye, Arazi-iMevkufe, Arazi-i Metruke, Arazi-i Sevat.
  • Devlet ve bir takım müteşebbisler tarafından fabrikalar kurulmaya başlandı. İstanbul’da feshane ve basmahane, Zeytinburnu ve Beykoz’da askeri techizat, Tophane’de porselen, Bursa’da iplik, İzmir’de kağıt, Adana ve Tarsus’da pamuk ipliği fabrikası kuruldu.
  • Avrupai anlamda bir belediye teşkilatı da bu dönemde kuruldu. 1854-1855 ‘te İstanbul ilk defa olmak üzere Avrupai belediye teşkilatı kuruldu. ‘Şehr emaneti’ ünvanı ile yeni bir makam kuruldu. Belediye işleri bu makama bağlandı.
  • Avrupai tarzda arşiv teşkilatı kuruldu. Asırlık geçmişi olan Osmanlı Devleti’nin bütün arşivleri bir depoda düzensiz bir şekilde duruyordu. Hazine-i Evrak kuruldu ve bütün arşivler burada düzenli bir hale getirildi.

Sonuç Olarak ; 

Tanzimat dönemindeki bu değişiklere bakarak, her ne kadar Tanzimat başarısız gibi görünse de, bazı müspet işlerde yapıldı. Zamanla meydana gelen ve Osmanlının çökmesine neden olan problemler aşılmaya çalışıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atıldı. Osmanlı Avrupalılaşma yolunda ilk adımını attı ancak kendi sonunu hazırladı. Teknik gelişmeye istenilen seviyede uyum sağlanamadı.